Deniz manzarası, yat limanı projesi, rüzgâr santralleri ve bir kimya ihtisas bölgesi. Aynı kasabada hepsi birden var ve bu alıcıyı zorluyor.
Karabiga'yı gezmeye gelen çoğu kişi denizi görüp fiyatı duyunca şaşırıyor. Marmara kıyısında, İstanbul'a makul mesafede ve rakamlar hâlâ Bodrum ya da Ayvalık ile kıyaslanamayacak kadar düşük.
Sonra bir de sanayi tarafı var ve konu orada karışıyor.
Aynı kıyıda iki farklı gelecek
Karabiga'da bir yandan yat limanı projesi, deniz manzaralı konut ve yazlık talebi konuşuluyor. Öbür yandan kimya ihtisas sanayi bölgesi ve rüzgâr enerjisi yatırımları var.
Bu ikisi aynı yerde birlikte var olabilir, dünyada örnekleri çok. Ama alıcı olarak hangi Karabiga'ya yatırım yaptığınızı bilmeniz gerekiyor. Sanayi büyürse arsa ve konut talebi artar, kira getirisi yükselir. Aynı büyüme, deniz manzarası için gelen yazlıkçının beklentisini karşılamayabilir.
Yazlık alacaksanız
Manzaranın önünde ne olduğuna bakın. Bugün boş duran bir parsel yarın üç katlı bir bina olabilir. İmar durumunu sadece aldığınız parsel için değil, önünüzdeki parseller için de sorun. Manzara için ödediğiniz farkı koruyacak tek şey bu.
Bir de kışın gelin. Yaz aylarında hareketli görünen bir mahalle kasım ayında bambaşka olabiliyor. Yılın yarısında ne olduğunu görmeden yazlık almak, gördüğünüz şeyin yarısını satın almaktır.
Yatırım için bakıyorsanız
O zaman manzara ikinci planda. Limana, sanayi bölgesine ve ana yola mesafe daha belirleyici. Çalışan konaklaması için kiraya verilebilecek konumdaki daireler, denize sıfır ama merkeze uzak bir yazlıktan daha istikrarlı getiriyor.
Bizim gördüğümüz
Karabiga'da en çok pişman olan alıcı grubu, ikisini karıştıranlar. Yazlık hayaliyle geliyor, "hem yatırım da olur" diye kendini ikna ediyor, sonra ne kışın kullanabildiği ne de düzgün kiraya verebildiği bir mülkle kalıyor.
Hangisi için aldığınıza baştan karar verin. İkisini birden isteyen alıcıya Karabiga'da uygun mülk bulmak mümkün, ama sayıları az ve fiyatları buna göre.